Yılın son günü ve 2025 yılının son, Net Konuşayım blok yazısı.
Takvim yaprakları bir bir kapandı. Yine geldik bir yılın sonuna. Geriye dönüp baktığımızda;
Neyi başardık, nerede vazgeçtik, hangi sınırları kabullendik, hangilerini hiç sorgulamadık?
Çoğu zaman sınırları dışımızda ararız.
Zaman, şartlar, imkânsızlıklar, başkaları…
Oysa bazı sınırlar vardır ki yalnızca zihnimizde yaşar. Ve yine yalnızca zihnimizle aşılır.
Stephen Hawking, bedeni en ağır sınırlarla çevriliyken, insan aklının ne kadar sınırsız olabileceğini tüm dünyaya gösterdi. Konuşamayan bir bedenin içinden, evrenin sırlarına uzanan bir düşünce gücü çıktı. Onun hikâyesi bir başarı öyküsünden çok daha fazlasıdır; azmin, merakın ve vazgeçmemenin sessiz bir manifestosudur.
“Zeki olmak değil, meraklı olmak önemlidir.”
Stephen Hawking
Belki de bizi ileriye taşıyan şey, ne kadar güçlü olduğumuz değil; ne kadar merak etmeye devam ettiğimizdir.
Sorular sormak, anlamaya çalışmak, düşmek ama düşünmeyi bırakmamak…
2025 bize şunu hatırlattı:
Hayat kusursuz değil. Yol düz değil. İnsan her zaman güçlü değil.
Ama akıl çalıştığı sürece, umut da çalışır.
Yeni bir yıla girerken belki her şeyi kontrol edemeyeceğiz.
Ama bakış açımızı seçebiliriz.
Vazgeçmekle devam etmek arasındaki o ince çizgide, her gün yeniden karar verebiliriz.
2026’ya girerken kendimize şunu hatırlatalım:
Sınırlar gerçektir ama mutlak değildir.
Ve insan aklı, inandığında ve azimle yürüdüğünde, çoğu sınırdan daha güçlüdür.
Yeni başlangıçlara, daha çok meraka, daha az korkuya…
Yeni yılda yeni düşüncelerle buluşmak dileğiyle.
Sevgiyle kalın.
