Yanılgılarımız

Net konuşayım…

İnsan çoğu zaman gerçeği olduğu gibi değil, görmek istediği gibi görür.

Belki de en büyük yanılgımız tam olarak budur.

Antik Yunan’ın en çok konuşulan isimlerinden biri olan Sokrates, hayatını insanlara tek bir şeyi anlatmaya adadı:

“Bildiğini sandığın şeyleri sorgula.”

Çünkü ona göre insanın en büyük hatası, bilmediğini bilmemesidir.

Bugün de çok farklı değiliz.

Bir fikre inanıyoruz.

Bir insana güveniyoruz.

Bir yolu doğru kabul ediyoruz.

Ve sonra o düşüncenin içinde yaşamaya başlıyoruz.

Net konuşayım…

Yanılgılarımız çoğu zaman bilgisizlikten değil, kesinlik hissinden doğar.

İnsan emin olmaya başladığı anda sorgulamayı bırakır.

Sorgulama bittiği anda ise gerçeklik bulanıklaşır.

Sokrates’in en rahatsız edici tarafı buydu.

O cevap vermezdi, soru sorardı.

İnsanları düşündürür, kendi yanılgılarıyla yüzleştirirdi.

Ve bu yüzden sevilmekten çok, çoğu zaman rahatsızlık verirdi.

Çünkü insan için en zor şey,

yanıldığını kabul etmektir.

Bugün hayatımızda da benzer durumlar var.

Kendimizi doğru zannediyoruz.

Karşımızdakini yanlış.

Kendi hikâyemizi gerçek, diğerlerini abartı görüyoruz.

Oysa çoğu zaman gerçek, iki tarafın ortasında bir yerde duruyor.

Net konuşayım…

İnsan en çok kendini haklı çıkarmaya çalışırken yanılır.

Çünkü zihnimiz gerçeği aramak için değil, çoğu zaman inandığımız şeyi korumak için çalışır.

Bir karar alırız, sonra o kararı savunacak nedenler üretiriz.

Birine güveniriz, sonra onun hatalarını görmezden geliriz.

Birine öfkeleniriz, sonra onun iyi taraflarını unutmaya başlarız.

Bunların hepsi birer yanılgıdır.

Ama fark etmeden hayatımızın bir parçası haline gelir.

İşte bu yüzden belki de en önemli beceri şudur:

Kendine şunu sorabilmek:

“Ya ben yanılıyorsam?”

Bu soru insanı zayıflatmaz.

Tam tersine güçlendirir.

Çünkü sorgulayan insan gelişir.

Emin olan insan ise çoğu zaman yerinde sayar.

Net konuşayım…

Gerçek, çoğu zaman konforlu değildir.

Ama insanı büyüten şey, tam da o rahatsız edici gerçeklerle yüzleşmektir.

Ve belki de hayatın en büyük olgunluğu şudur:

Her şeyi bildiğini sanmaktan vazgeçmek.

Öğrenmeye açık kalmak.

Ve gerektiğinde kendi düşünceni bile sorgulayabilmek.

Çünkü insanın en büyük yanılgısı, yanılmadığını düşünmesidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir