İnsanları tek bir davranışıyla yargılamanın görünmeyen bedeli.
Sabahın erken saatleri…
Şehir henüz tam olarak uyanmamış. İnsanlar işlerine yetişmeye çalışıyor. Kimi elinde kahvesiyle hızlı adımlarla yürüyor, kimi trafikte sabırsızca bekliyor, kimi de yeni başlayan günün telaşına çoktan kapılmış.
Bir kafede, siparişini bekleyen müşteri kasadaki görevliye sertçe çıkışıyor.
“Bu kadar basit bir işi yapmak neden bu kadar zor?”
Çevredeki birkaç kişi başını çeviriyor. Kimisi rahatsız oluyor, kimisi içinden o insan hakkında çoktan kararını veriyor.
“Ne kadar kaba biri…”
Belki de haklılar. Söylenen söz gerçekten kırıcı.
Ama kimsenin bilmediği bir şey var.
Belki o insan sabaha kadar hastanede bir yakınının başında bekledi. Belki günlerdir işsiz kalma korkusuyla yaşıyor. Belki de evden çıkmadan birkaç dakika önce hayatını değiştirecek kötü bir haber aldı.
Bilmiyoruz.
Çünkü biz insanların yalnızca karşımıza çıktıkları anlarını görüyoruz.
Oysa her insan, bizim tanık olmadığımız yüzlerce anın içinden geçerek geliyor hayatımıza.
Ve bazen bir insanın bütün hikâyesini, yalnızca birkaç saniyelik davranışına sığdıracak kadar aceleci davranıyoruz.
Sevgiyle kalın.
