Bugünkü Net Konuşayım köşemde, Mevlâna Hazretleri’nin hepimizin içine işlemiş sözlerinden birini ele almak istedim.
Mevlâna kültüründe öyle derin sözler, öyle katmanlı anlamlar vardır ki; çoğu zaman bir cümle, insanın bütün hayatına ders olacak kadar güçlüdür. Sözleri sadece okunmaz, yaşanır; sadece anlaşılmaz, insanın içine yerleşir.
İşte bu sözlerden biri de, insanın iç dünyasıyla dışa yansıyan hâli arasındaki ilişkiyi sade ama çarpıcı bir şekilde anlatır:
“Testi suyu sızdırıyorsa, içindendir.”
Bu söz, ilk bakışta basit bir benzetme gibi görünür. Oysa Mevlânâ burada insanın iç hâli ile dış davranışı arasındaki kopmaz bağı anlatır. Testi, insanın kendisidir. İçindeki su ise niyetleri, duyguları, düşünceleri ve ahlâkıdır. Dışarıya sızan her damla, içeride ne varsa onun bir yansımasıdır.
Mevlânâ’ya Göre İnsan, İçindekini Taşır
Mevlânâ öğretisinde insan, dışarıdan görünen bir kabuktan ibaret değildir. Asıl olan, görünmeyen taraftır. Kalp, niyet ve ruh…
Bir insanın sözleri sertse, öfkesi fazlaysa, kırıcıysa; sorun çoğu zaman dış etkenlerde değil, iç dünyasında aranmalıdır.
Çünkü Mevlânâ’ya göre:
• Öfke, içte birikmiş kırgınlıktan sızar.
• Kıskançlık, içteki eksiklik duygusundan taşar.
• Merhamet ise içteki olgunluktan damlar.
Yani insan, başına gelenleri değil; içinde biriktirdiklerini dışarı verir.
Suç Dışarıda Değil, Kaynakta
Günümüzde çoğu zaman yaşadıklarımızı başkalarına, koşullara ya da zamana bağlama eğilimindeyiz. Mevlânâ ise okları dışarıya değil, içeriye çevirir.
Bir ilişkide sürekli aynı kırılmaları yaşıyorsak,
Bir iş ortamında hep aynı çatışmaların içindeysek,
Her olayda kendimizi haklı ama mutsuz buluyorsak…
Mevlânâ der ki:
“Testiyi kontrol et. Su nereden sızıyor, ona bak.”
Bu yaklaşım insanı suçlamak için değil; özgürleştirmek içindir. Çünkü insan, içini değiştirdiğinde dışı da değişir.
Sevgiyle kalın.
