Bu Hafta Ankara’da Kuş Uçmuyor, Uçan Varsa Onlar da Milyar Dolarlık Metal Kuşlar

Ankara bu hafta alıştığımız Ankara değil.

Aslında başkent, yıllardır kendine özgü bir sessizliği taşır. Ne İstanbul’un telaşı vardır üzerinde ne de bir sahil kentinin rahatlığı. Biraz gri, biraz resmi, biraz mesafeli…

Belki de bu yüzden yıllar önce Yılmaz Erdoğan Ankara’yı anlatırken şu dizeleri kurmuştu:

“Kimse keman çalmaz belki ama
Çok keman çalınsın balolarında
Diye yapılmış
Gri
Sisli
Binalar…
Alnının ortasında
Ciddi bir devlet asabiyeti…”

Bu hafta o dizeler, her zamankinden daha fazla karşılık buluyor sokaklarda.

Şehrin üzerinde alışılmış kuşlar değil, milyarlarca dolarlık metal kuşlar dolaşıyor.

Gökyüzünde askeri uçaklar, helikopterler, güvenlik koridorları…

Yerde ise adım başı polis ekipleri, kapatılan yollar, değiştirilen trafik akışları ve günlük hayatını sürdürmeye çalışan insanlar.

Bir yanda dünyanın en güçlü ülkelerinin temsilcileri, diğer yanda işine gitmeye çalışan memur, esnaf, öğrenci ve emekli…

Şehir derin bir sessizlik içinde ama aynı zamanda büyük bir hareketliliğin tam ortasında.

Garip bir tezat.

Sanki herkes bir şeylerin olduğunu biliyor ama kimse tam olarak ne olduğunu konuşmuyor.

Ekonominin vatandaş üzerinde her geçen gün daha fazla baskı oluşturduğu bir dönemde, NATO toplantısı nedeniyle yaşanan güvenlik önlemleri birçok kişi için adeta kısa süreli bir kapanma hissi yarattı.

Elbette devletler için güvenlik vazgeçilmezdir.

Elbette uluslararası organizasyonların belli bedelleri vardır.

Ancak bu süreç bir kez daha bize önemli bir gerçeği hatırlattı:

Şehirler sadece binalardan, yollarından ve protokol güzergâhlarından oluşmaz.

Şehirler, içinde yaşayan insanların günlük hayatlarıyla anlam kazanır.

Bir yolu kapattığınızda sadece yolu kapatmazsınız.

Bir esnafın müşteri trafiğini değiştirirsiniz.

Bir öğrencinin sınavına ulaşım süresini uzatırsınız.

Bir çalışanın mesaisini etkilersiniz.

Bir annenin günlük planını yeniden yazarsınız.

Bu nedenle büyük organizasyonların başarısı sadece toplantı salonlarında alınan kararlarla ölçülmez.

Sokaktaki insanın hayatına ne kadar az yük getirdiğiyle de ölçülür.

Bu hafta Ankara semalarında milyarlarca dolarlık uçaklar dolaşıyor olabilir.

Ama yerde yaşayan milyonlarca insanın en büyük gündemi hâlâ aynı:

Geçim.

Trafik.

Gelecek kaygısı.

Ve biraz olsun normal bir hayat sürdürebilmek.

Belki de başkentin üzerinde dolaşan bütün o metal kuşların gölgesinde asıl görülmesi gereken şey budur.

Çünkü devletler zirvelerle yönetilir.

Ama şehirler insanlarla yaşar.

Sevgiyle kalın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir