“Bir zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür.”
Eski bir İngiliz atasözü.
Basit bir cümle.
Ama iş hayatından aileye, spordan yöneticiliğe kadar hayatın neredeyse her alanını anlatabilecek kadar güçlü.
Bir zincirin on halkası çok sağlam olabilir.
Çelikten yapılmış olabilir.
Ama halkalardan biri zayıfsa, zincirin taşıyabileceği yükü o halka belirler.
Hayat da biraz böyle.
Bir şirketin çok başarılı bir genel müdürü olabilir. Çok iyi satış ekibi, güçlü bir marka ve harika bir ürün olabilir.
Ama sistemin bir yerinde ciddi bir aksaklık varsa, bütün o güç bir noktada sınırına ulaşır.
Çünkü başarı, en güçlü olduğumuz alanla değil; en zayıf olduğumuz alanla sınanır.
Bu sadece şirketler için de geçerli değil.
Bir sporcu çok güçlü olabilir ama disiplini zayıfsa performansı düşer.
Bir insan çok zeki olabilir ama iletişimi kötüyse ilişkileri zarar görebilir.
Bir aile maddi olarak çok güçlü olabilir ama iletişimi zayıfsa huzurunu kaybedebilir.
Bir yönetici vizyon sahibi olabilir ama ekibine güvenmiyorsa o vizyonu hayata geçiremeyebilir.
Yani bazen daha güçlü olmamız gereken yer, zaten güçlü olduğumuz alan değildir.
Zayıf halkamızdır.
Modern dünyada ise garip bir alışkanlığımız var.
Güçlü olduğumuz taraflarımızı sürekli geliştirmeye çalışıyoruz.
İyi olduğumuz bir konuda daha iyi olmak hoşumuza gidiyor.
Çünkü orada başarıyı daha hızlı görüyoruz.
Ama zayıf olduğumuz taraflarla yüzleşmek kolay değil.
Çünkü orada egomuzla karşılaşıyoruz.
“Ben bunu bilmiyorum.”
“Ben burada iyi değilim.”
“Burada desteğe ihtiyacım var.”
demek zor geliyor.
Oysa gerçek gelişim tam da burada başlıyor.
İş hayatında da aynı şey oluyor.
Bir şirket satışlarını artırmak için milyonlarca liralık yatırım yapabiliyor.
Ama çalışan bağlılığı zayıfsa?
Müşteri memnuniyeti düşüyorsa?
Operasyon aksıyorsa?
Teknolojik altyapı yetersizse?
Satıştaki başarı bir süre sonra o zayıf halkaya çarpıyor.
Bu yüzden iyi yönetim yalnızca güçlü tarafları büyütmek değildir.
Sistemin en zayıf noktasını bulup onu güçlendirmektir.
Belki de iyi bir lideri diğerlerinden ayıran şey budur.
En başarılı çalışanına bakıp “Daha ne kadar iyi olabilir?” diye sormak yerine;
“Ekibimizin önündeki en büyük engel nerede?”
diye sorabilmek.
Net Konuşayım…
Hayatta herkes güçlü olduğu tarafıyla övünür.
Ama gerçek güç, zayıf olduğun tarafla yüzleşebilmektir.
sevgiyle kalın.
