Yeni yılda ilk adımını bugün attığım üzere haftalık birkaç video ile günlük içeriklerimi biraz daha zenginleştirmeye ve yakın zamanda da bir röportaj serisi sürecine dönüştürüyorum.
Ve ilk video ile başlıyorum.
Net konuşalım köşemde bugün ‘ bir yılı uğurlarken, bir umudu karşılamayı konuşacağız.
Yoğun bir iş temposu…
Bitmeyen toplantılar, koşuşturmalar, hedefler, sorumluluklar…
Hepimiz için çok zor ve çok hareketli bir yıl geride kalmak üzere. Lakin benim için biraz daha farklı oldu 2025 yılı.
Öyle bir 2025 yaşadım ki dostlar…
Çok hızlı değişkenlikler gördüm.
Bir anda yön değiştiren yollar, hiç beklemediğim kırılmalar, yeni başlangıçlar…
Ama en önemlisi şunu fark ettim:
Beni ben yapan asıl güç, hep içimdeymiş.
Ve bunu fark ettiğim an, bambaşka ve dev bir adım attım.
Kolay değildi.
Kırıldım. Yoruldum. Sorguladım.
Ama tam da o kırılmanın içinde kendime olan inancımı gördüm.
Bu yıl bana çok şey gösterdi.
Gerçek dostluğu gördüm.
Sahte dostlukları da…
İnancı gördüm.
Ve bana gerçekten inanan, yanımda duran dev bir kadroyu gördüm.
İçtenliği gördüm.
Birlikte yol yürümenin ne demek olduğunu tekrar öğrendim.
Ailenin sadece kan bağı değil, omuz omuza durabilmek olduğunu yeniden deneyimledim.
Bir süredir karaladığım kitabım basıldı. Bambaşka farklı bir heyecanı yaşadım bu kitapla.
Tohumlar ektim bu yıl.
Sessizce, sabırla…
Ve o tohumların yeşerdiğini, meyve verdiğini gördüm.
En baştan, sıfırdan…
Ama bu kez çok büyük deneyimlerle yeniden filizlenmeyi yaşadım.
Sadakati gördüm.
Birbirine eskiden beri bağlı, sağlam bir ekip olmanın gücünü gördüm.
İşte tam da bu yüzden, yıl bitiyor derken sadece takvim yaprakları kapanmıyor.
Yaşanmışlıklar, dersler, fark edişler de bir yere oturuyor.
Dün dediğimiz şey artık değiştirilemez.
Ama dün bize tecrübe bırakır.
Ve tecrübe, insanın en kıymetli sermayesidir.
Bugün ise tam ortasındayız hayatın.
Durup nefes alma anındayız.
“Ben neredeyim?” diye sorma cesaretindeyiz.
“Bundan sonra nasıl devam edeceğim?” diye kendimize dürüst olma noktasındayız.
Ve yarın…
Yarın henüz yazılmamış bir hikâye.
2026 kimseye hazır cevaplar sunmuyor ama hepimize aynı soruyu soruyor:
“Bu kez neyi farklı yapacaksın?”
Daha çok bağırarak değil, daha çok anlayarak…
Daha çok ayrışarak değil, daha çok konuşarak…
Daha çok tüketerek değil, daha çok üreterek…
Daha çok korkarak değil, daha çok cesaret ederek…
Belki de bu yıl;
Haklı çıkmaya değil, adil kalmaya odaklandığımız bir yıl olsun.
Hızlı olmaya değil, sağlam olmaya değer verdiğimiz bir yıl…
2026’dan mucizeler beklemeyelim.
Ama daha fazla vicdan, daha çok iyi niyet ve biraz daha umut bekleyelim.
Çünkü umut, vazgeçmeyenlerin işidir.
Yeni yıl;
Çocuklar için daha güvenli,
Gençler için daha adil,
Çalışanlar için emeğinin karşılığını alabildiği,
Yaşlılar için daha saygılı bir yıl olsun.
Kendi hayatımızda da…
Daha az bahane,
Daha net duruş,
Daha sakin ama güçlü bir yürüyüş olsun.
2025’e teşekkür ediyorum.
Bana öğrettikleri için…
Beni dönüştürdüğü için…
2026’ya ise umutla bakıyorum.
Geçmişi inkâr etmeden, bugünü sahiplenerek ve yarını birlikte inşa etme niyetiyle…
Yeni yıl;
Hepimize akıl, vicdan ve kalp dengesini koruyabildiğimiz bir yolculuk getirsin.
Sevgiyle kalın.
