Zaman Herkes İçin Aynı Değil mi?

“Hayat kısa değil, biz onu boşa harcıyoruz.”

Bugün Net Konuşayım köşemde şunu konuşacağız:

Zamanın yetmemesini değil, hayatın yanlış yerlerine akmasını.

Çünkü net konuşayım…

Kimsenin zamanı eksik değil.

Sadece herkesin öncelikleri karışık.

Aynı 24 saati yaşıyoruz.

Ama kimimiz hayat kuruyor, kimimiz sadece oyalanıyor.

Kimimiz değer üretiyor, kimimiz gün tüketiyor.

Fark zamanı kullanmakta değil, neyi öncelediğimizde.

“Vaktim yok” diyoruz…

Ama saatlerce telefondayız.

“Yoğunum” diyoruz…

Ama ruhumuzu boş şeylerle meşgul ediyoruz.

“Yetişemiyorum” diyoruz…

Ama asıl önemli olanları sürekli erteliyoruz.

Net konuşayım…

Zaman yetmiyor değil, cesaret yetmiyor.

Hayır demeye cesaret…

Ertelememeye cesaret…

Kendini ikinci plana atmaktan vazgeçmeye cesaret…

Çünkü insan en çok, kendini ihmal eder.

En çok, hayallerini erteleyerek yorar.

En çok, başkalarının beklentilerine zaman ayırırken kendi hayatını askıya alır.

Sonra dönüp diyoruz ki:

“Hayat ne çabuk geçti…”

Hayır.

Hayat geçmedi.

Biz yanından geçtik.

Öncelik dediğin şey; ajandada yazan değil, hayatta yaşanandır.

Gerçek öncelik; “önemli” dediğin değil, vakit ayırdığındır.

Ailene vakit ayırmıyorsan, önceliğin aile değildir.

Kendine yatırım yapmıyorsan, önceliğin gelişim değildir.

Hayalini sürekli erteliyorsan, önceliğin hayal değildir.

Net konuşayım…

Hayat kimseye “sonra” borçlu değil.

Zaman kimseyi beklemez.

Ve hiçbir başarı, kaçırılmış bir hayatı telafi etmez.

O yüzden bugün kendine şunu sor:

“Ben vaktimi mi yönetiyorum, yoksa vaktim beni mi yönetiyor?”

Çünkü hayat kısa değil…

Ama ihmal edilirse çabuk biter.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir