Net konuşayım…
Bugün dünyada sorun ekonomilerin küçülmesi değil, insanların kendini giderek daha güvensiz hissetmesi.
Son dönemde yayımlanan OECD raporları açık bir gerçeği ortaya koyuyor: Ekonomiler tamamen durmuyor, büyüme devam ediyor ama refah hissi aynı hızda artmıyor. Çünkü artık maaş artışı, hayat pahalılığını yakalayamıyor. Enflasyon düşse bile fiyatlar geri gelmiyor ve insanlar her geçen yıl biraz daha temkinli yaşamaya başlıyor.
Uzun yıllar dünyayı ayakta tutan ucuz para dönemi bitti. Krediye ulaşmak zorlaştı, risk almak pahalı hale geldi. Şirketler büyümeyi değil ayakta kalmayı, bireyler ise harcamayı değil güven duygusunu öncelik haline getiriyor. Yani ekonomik sistem sessizce yön değiştiriyor.
Eskiden ekonomi haberlerinde büyüme oranları konuşulurdu. Bugün ise asıl mesele şu: İnsan geleceğini planlayabiliyor mu? Çünkü belirsizlik arttığında ekonomi sadece rakamlarla değil, psikolojiyle yönetilmeye başlar. İnsan harcamazsa piyasa yavaşlar, yatırımcı güvenmezse büyüme durur.
Önümüzdeki dönem büyük sıçramalar dönemi olmayacak. Daha hızlı olanların değil, daha dayanıklı olanların öne çıktığı bir çağ başlıyor. Orta sınıf daha dikkatli yaşayacak, iş güvencesinin yerini beceri güvencesi alacak ve tasarruf yeniden değer kazanacak.
Kısacası mesele artık ekonominin ne kadar büyüdüğü değil…
İnsanın kendini ne kadar güvende hissettiği.
Net konuşayım: Yeni ekonomik çağın adı büyüme değil, denge arayışı.
Sevgiyle kalın.
