Son günlerde gündemi meşgul eden Enpara’nın kasko kampanyası ve buna gelen “hukuksuz risturn” tepkileri…
Aslında bu tartışma yeni değil. Sadece buzdağının görünen kısmı.
Sigorta sektörü uzun zamandır sessiz bir dönüşümün içinde.
Ama bu dönüşüm, kaliteyi artıran değil… mesleği sıradanlaştıran bir dönüşüm.
Net konuşayım:
Sigortacılık yalnız bırakıldı.
Bir Meslekten, “Satış Kanalına” Dönüşüm
Sigortacılık bir meslektir.
Bilgi ister, tecrübe ister, sorumluluk ister.
Biz ne yapıyoruz?
Sadece poliçe kesmiyoruz.
Bir hasar anında, insanların malını…
Daha da ötesi, hayat sigortalarında kendilerinden sonra geride kalanların geleceğini koruyoruz.
Yani sattığımız şey bir “kağıt parçası” değil.
Bir güven sözleşmesi.
Ama bugün gelinen noktada, bu meslek;
fiyat kıran, kampanya kovalayan, indirime zorlanan bir satış işine indirgenmiş durumda.
Bugün geldiğimiz noktada müşteri şunu soruyor:
“Bu işten ne kadar kazanıyorsun, bana ne kadar indirim yaparsın?”
Peki soruyorum:
Bir markete gidip beyaz peynir alırken,
“Bunun maliyeti bu, kar marjın bu, bana indirim yap” diyebiliyor muyuz?
Ya da bir mağazada gömlek alırken:
“Bu ürünün maliyeti belli, 200 TL aşağı in” diye pazarlık yapıyor muyuz?
Hayır.
Ama konu sigorta olunca herkes maliyet uzmanı.
Herkes komisyon bilir hale gelmiş.
Çünkü sektör buna izin verdi.
Hatta bir noktadan sonra bunu teşvik etti.
Risturn, İade, Rekabet… Ama Ne Pahasına?
Komisyon iadeleri…
Prim iadeleri…
“%10 veririm, %15 bende” yarışları…
Net söyleyeyim:
Bu artık rekabet değil, değer erozyonudur.
Yıllardır kanayan bir yara bu.
Ve kabul edelim, pansuman tutmadı.
Bugün geldiğimiz noktada sadece fiyat konuşuluyor.
Ne teminat, ne kapsam, ne güven…
Sadece “kaç liraya olur?”
Sigortacılık, güven işidir.
Ama güvenin olduğu yerde değer olur.
Bugün ise değer, fiyatın altında eziliyor.
Meslek etiği…
Hiç bu kadar ayaklar altına alınmamıştı.
Bu işin bir onuru var.
Bir emeği var.
Bir sorumluluğu var.
Ama biz o emeği, üç kuruşluk indirimle değersizleştiriyoruz.
Sigorta, bir maliyet kalemi değildir.
Sigorta, kötü gün geldiğinde hayatı yeniden kurma gücüdür.
Net konuşayım:
Bu sektör ya kendine çeki düzen verecek…
Ya da kendi değerini kendisi yok etmeye devam edecek.
Sigortacılık bir “indirim yarışı” değildir.
Sigortacılık, insanların en zor anında yanında olma mesleğidir.
Ve bu meslek…
Bu kadar ucuz olmamalı.
Sevgiyle kalın.
