El Konulan Sigorta Şirketleri Hakkında

12 Aralık 2023

Neden Böyle Oldu?

Bu Bir Yapıcı Eleştiri Yazısıdır.

Yıl 2023, hatta düzeltiyorum 20 gün sonra 2024 olacak.

İçinde bulunduğumuz Yüzyılda ve süreçte neler oluyor kısaca bir hatırlatmak istiyorum.

  • Uzaya seyahat edilebiliyor,
  • İnsan olmadan uçabilen taşıtlar artık gökyüzünde,
  • Karada insan komutu olmadan ulaşımı sağlayan araçlar var artık, kendi kendine şerit değiştiren, kaza anında kendi fren sistemi ile kaza yapmamayı sağlayan araçlar,
  • Konuşan ve insanın birçok özelliğini kopyalayarak insan gibi düşünen ve artık günümüzde birçok alanda kullanılan yapay zeka ürünü robotlar var,
  • Teknolojik gelişmelerin girmediği alan girmediği olgu yok gibi artık.

Şimdi bunları neden anlattım.

Bugün ki konu başlığım aslında sigorta sektörü üzerine.

Gelin son 10 günde neler oldu bir bakalım.

Bugün bu yazıda ilettiğim tüm eleştiriler kendi şahsi fikrimi içermekte olup asla ama asla temsil ettiğim ve başında olduğum şirketimin bakış açısı veya yönetimsel fikirlerini oluşturmamaktadır.

Yazının başına dönelim, hani bir söz var ya

Eller gider Mersin’e biz gideriz tersine.

Teknoloji ve iletişim çağında olduğumuz şu yılda başımızdan geçenleri şöyle bir sıralamak istedim.

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu kısa adı SEDDK. İlgili kurumumuz Sigorta Sektörü için var olan tüm Düzenleme ve Denetleme yetkisine sahip olan, mevzuatları oluşturup bu mevzuatlara göre kuralları belirleyen ve uygulayan kurumdur.

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu bu yetkileri dahilinde dilediği zaman belirlenmiş olan mevzuatlara aykırı hareket eden veya yükümlülüklerini yerine getirmeyen sigorta şirketlerine yine yasanın belirlediği çerçevede önce uyarmak sonra da el koyarak faaliyetlerine son verme hakkına sahiptir.

Bu doğrultuda 28 Kasım 2023 tarihinde faaliyet ve yükümlülüklerini yerine getiremeyen yine aynı açıklamada yönetimsel olarak da faaliyetlerini yerine getiremediği bildirilen Mellce Sigorta Şirketi ve Gri sigorta şirketlerine el konulmuştu. Şimdi tüm kamuoyunu meşgul eden, günlerdir kaos haline gelen, birçok acentenin müşterisiyle tabir yerindeyse gırtlak gırtlağa geldiği, bilgi kirliliği nedeniyle kimin ne söylediği ve sürecin ne olduğu hakkında en ufak bilgi sahibi olunmadığı, acentelerin tanzim etmiş olduğu poliçelerden kaynaklı alacaklarını tahsil edeceği tarihlerin belli olmadığı, hasar ödemelerinin ne zaman yapılacağının belli olmadığı, poliçelerin devam edip etmeyeceğinin belli olmadığı yaklaşık 10 günlük belirsizlikle devam eden bir süreç yaşadık.

Soru 1;

Peki bizler, Sigortacılık ve Özel Düzenleme ve Denetleme Kurumuna kısmen bağlı olarak çalışan acenteler ve direkt olarak ilgili kuruma bağlı çalışan brokerlar, binlerce ve on binlerce adette ve hacimsel olarak da ciddi boyutlara ulaşan poliçe tanzimi yaptığımız iş sürecimizde ilgili kurum tarafından an ve an, günlük resmi bildirilerle hareket edemez miydik?

İçinde bulunduğumuz bu çağda yukarıda da giriş bölümünde ilettiğim üzere geldiğimiz iletişim ve teknoloji çağında bunun zor olmadığını düşünenler arasındayım.

28 Kasım tarihinden 8 Aralık tarihine kadar süreç içerisinde ne olacağını bilmediğimiz ve piyasada dolaşan bilgi kirlilikleri ile hafta sonu sürecine girdik. Hafta sonu sürecinden bir gün önce Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı tarafından 4-5 dakikalık bir video ile yakın tarihte yapılacaklara ilgili duyduğumuz bir açıklama dışında da herhangi bir bilgi sahibi olamadık. ( Yapılan tek açıklama 28 Kasım Tarihinde ilgili şirketlerin kapatıldığı ve gerekli tüm tedbirlerin alınacağına yönelik açıklamaydı) Hafta sonu apar topar ilgili 2 şirketin tüm poliçelerinin iptal edildiği yine ilerleyen saatlerde bu poliçelerin 4 gün kuver yani vade uzatımı gibi işlem göreceğini hafta içi de tanımlanmış olan indirimler dahilinde yeni poliçelerin diğer şirketlerden tanzim edileceği iletildi.

Soru 2;

Zaten üst kurum tarafından kapatılacağı daha önce, kendi içlerinde yaptıkları toplantı neticesinde belli olduğunu düşündüğümüz süreç için, önceden gerekli alt yapısal hazırlıklar ve alınacak eylem planı açıklanamaz mıydı? Bu yaşanan mağduriyetler ve iletişimsizlikler minimuma inmez miydi?

Saatler ilerledikçe aldığımız diğer bilgi ise, Güvence Hesabı Kurumuna ait resmi hesaptan yapılan yazılı açıklamada yer alan, iptal iade yapılırken çıkan prim iadesinin yarısı kadarının, müşterilerin diğer Sigorta Şirketleri’nden yaptıracakları poliçelerde indirim olarak kullanılacağı idi.

Soru 3;

Vakti zamanında hatta daha 10 gün öncesinde diyelim ki, 5 bin liraya kasko poliçesi yaptıran müşterinin gün esaslı iade bakiyesi olarak 4.500 TL iadesinin çıktığını ve müşterinin diğer Sigorta Şirketi’nden yeni kasko poliçesi için en uygun 20 bin lira fiyat aldığını ( emin olun rakamlar böyle çıkacak ) bu durumda müşterinin cebinden 5 bin liralık kasko poliçesi için 17.750 lira tekrar para çıkacağını düşündük mü?

Soru 4;

Söz konusu iade bakiyelerinin yine Güvence Hesabı Kurumundan yapılan yazılı açıklamada yer aldığı üzere, hasar ödemeleri bittikten sonra para kalırsa iadeler oransal olarak poliçe bakiyelerine göre yapılacaktır şeklinde iletilen açıklamadan da anlayacağımız üzere bu iade bakiyelerinin hiç yapılamayacağını söyleyebilir miyiz?

Soru 5;

Hem cebinden neredeyse 3-4 kat daha fazla bakiye çıkacak olan müşteriler aynı zamanda iadelerini de alamayacağını bildikleri durumda bizler acenteler olarak müşterilere nasıl bir açıklama yapacağız? Nasıl bir süreç bizi bekliyor olacak?

Soru 6 ;

Daha şimdiden birçok acentenin ve şubenin müşterileri ile yüz göz olmamak adına kredi çekmeyi, tasarrufları varsa bu tasarruflardan kullanarak veya sağdan soldan borç alarak sırf müşterilerin paralarını vermeye çalışacağını biliyor muyuz?

Soru 7;

Seddk nezdinde, bir Sigorta Şirketi’nin bu gibi durumlarda verdiği sinyalleri, aldığı önlemleri kontrol ederek ve hatta tanzim ettiği poliçelerin prim bedelleri için bile söz söyleme hakkı varken acaba bu süreç daha etkin yönetilmez miydi?

Görüldüğü üzere sorun çok. Evet bir şirket batabilir, faaliyetlerini yerine getiremeyebilir, veya yanlış yönetilebilir. Lakin iletişim ve anlık izlemelerle bu duruma gelinmeyebilirdi.

Ülkemiz Sigortacılık bilincinin ve Sigorta Sektörüne olan bakış açısının veya inancın Avrupa ortalamalarına göre düşük seyrettiği şu toplumda bu ve buna benzer yaşanan kaoslar veya olumsuzluklarla geriye gittiğimiz aşikardır.

Şimdi sahada yer alan bizleri müşteri nezdinde sektöre olan bakış açısını düzeltmek, şirketlerin risk gerçekleştiğinde mallarını yerine koyacağını anlatmak için baya sabıra, çabaya, uğraşa, hatta ve hatta daha fazlasına ihtiyacı olmayacak mı?

İşimiz çok zor ve yolumuz çok uzun.

Hepimize Kolaylıklar Dilerim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir