Bambu ağacının hikâyesini bilirsiniz…
Tohum toprağa ekilir. Sulanır, bakılır, beklenir.
İlk yıl görünürde hiçbir şey olmaz.
İkinci yıl yine…
Üçüncü yıl, dördüncü yıl derken insanın aklına aynı soru gelir:
“Bu kadar emek verdim, neden hâlâ bir şey göremiyorum?”
Sonra beşinci yıl gelir ve bambu hızla yükselmeye başlar.
Aslında o yıllar boyunca büyümemiş değildir.
Köklerini güçlendirmiştir.
Hayat da biraz böyle değil mi?
İş hayatında bazen çok çalışırsınız ama karşılığını hemen göremezsiniz. Bir proje istediğiniz gibi gitmez, bir ortaklık beklediğiniz sonucu vermez, yıllarca verdiğiniz emeğin karşılığını alamadığınızı düşünürsünüz.
Oysa belki de hayat sizi görünmeyen tarafta hazırlıyordur.
Sosyal hayatta da böyledir.
Bazı insanlar hayatımıza girer, bazıları çıkar. Kırılırız, kızarız, kaybederiz. O an her şeyin sonu gibi gelir.
Sonra zaman geçer.
Bir gün dönüp baktığınızda, sizi en çok üzen olayların aslında sizi en çok olgunlaştıran olaylar olduğunu fark edersiniz.
Çünkü zaman sadece yaraları iyileştirmez; insana olayların gerçek anlamını da gösterir.
Bugün büyük bir problem gibi görünen şey, birkaç yıl sonra sadece bir hatıra olabilir.
Bugün “Neden olmadı?” diye üzüldüğünüz şey, yarın “İyi ki olmamış.” dedirtebilir.
İşte bu yüzden hayatın bazı dönemlerinde acele etmemek gerekir.
Çünkü her şeyin bir zamanı vardır.
Tohumun toprağın altında geçirdiği zamanı başarısızlık olarak görürseniz, bambunun hikâyesini hiç anlayamazsınız.
Görünmeyen ilerleme de ilerlemedir.
Bazen kariyerinizde, bazen ilişkilerinizde, bazen hayallerinizde beklemek zorunda kalırsınız.
Ama beklemek, hiçbir şey yapmamak değildir.
Köklerinizi güçlendirmektir.
Bilginizi artırmak…
Tecrübe kazanmak…
Yanlış insanlardan uzaklaşmak…
Kendinizi tanımak…
Sabretmeyi öğrenmek…
Ve zamanı geldiğinde, yıllardır görünmeyen o emek bir anda görünür hâle gelir.
Belki bugün hayatınızın hangi aşamasında olduğunuzu bilmiyorsunuz.
Belki “Neden olmuyor?” diye soruyorsunuz.
Belki verdiğiniz emeklerin karşılığını alamadığınızı düşünüyorsunuz.
Biraz daha sabredin.
Çünkü hayat bazen cevabını hemen vermez.
Ve net konuşayım;
Her gecikme kayıp değildir.
Her bekleyiş başarısızlık değildir.
Her kapanan kapı son değildir.
Bazen hayat sizi daha güçlü bir başlangıca hazırlamak için biraz bekletir.
Tıpkı bambu gibi…
Önce kökler büyür.
Sonra gövde yükselir.
Zaman, doğru yere ekilmiş emeğin en büyük yardımcısıdır.
Yeter ki siz toprağa küsmeyin.
Sevgiyle kalın.
