Yine yüreğimiz yandı…
Yine ocaklara ateş düştü…
Yine anaların gözyaşı sel oldu, babaların yüreği taşa döndü, evlatlar yetim, sevdalar boynu bükük kaldı.
Türkiye’yi bir kez daha yasa boğan şehit haberleriyle sarsıldık. Bu ne ilk ne de ne yazık ki son. Uzun yıllardır devam eden, kimi zaman barış eli uzatılan, kimi zaman sert rüzgarlarla sert cevaplar verilen ama bir türlü çözülemeyen bir sancı bu… Ve bu sancının en ağır bedelini, daha hayatının baharında, hayalleriyle birlikte toprağa düşen vatan evlatları ödüyor.
Onbinlerce gencimizi uğurladık bugüne dek.
Kimisi sevdiğiyle yeni bir hayat kurmanın hayalini kurarken, kimisi daha yeni doğmuş yavrusuna isim koyamamıştı.
Kimi babasının ellerini bırakıp gitmişti göreve, kimi annesinin dua yüklü ellerinde uğurlanmıştı bir bilinmeze.
Bazısı henüz nişanlıydı, bazısı düğününe hazırlanıyordu.
Bazısı ailesinin tek umudu, bazısı evladının tek dayanağıydı.
Ama hepsinin ortak bir paydası vardı:
Bu vatan için, bu bayrak için can vermeye hazır yüreklerdi onlar.
Her şehit haberiyle bir kez daha içimize gömüyoruz haykırışlarımızı. Her cenaze töreninde bir kez daha suskunlaşıyoruz. “Yeter artık!” diyoruz ama cevap alamıyoruz.
Her yeni acı, bir öncekini unutturmadan üstüne ekleniyor.
Ve biz, bu coğrafyanın insanları olarak, umutla bekliyoruz:
Acının değil, barışın hüküm sürdüğü bir ülkeyi.
Çözüm süreçleri geldi geçti. Masalar kuruldu, umutlar yeşerdi, sonra dağıldı.
Kimi zaman siyasetin, kimi zaman kirli ellerin gölgesinde yok oldu bütün çabalar.
Ama bu toprağın çocukları her defasında aynı kararlılıkla görev başına koştu.
Çünkü onların inandığı bir şey vardı:
“Vatan sağ olsun.”
Bugün bir şehit haberi daha duyduk.
Bir annenin gözyaşına, bir çocuğun sessizliğine, bir eşin çığlığına daha tanık olduk.
Ve yine sustuk.
Belki bir dua fısıldadık içimizden, belki bir fotoğrafa baktık uzun uzun.
Ama biliyoruz… Bu acı hepimizin.
Artık bu topraklar daha fazla kan görmesin.
Artık analar çocuklarını askere gönderirken “dön” diyebilsin.
Artık çocuklar yetim kalmasın, sevdalar yarım, hayaller eksik olmasın.
Barış, bir siyaset malzemesi değil, bir insanlık borcu olarak masaya gelsin.
Şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum.
Her birinin aziz hatırası, bu ülkenin vicdanına yazılmış birer destandır.
Ve biz, o destanları unutmadık… Unutmayacağız.
