“Eğer bu satırları okuyorsan, demek ki zaman sandığımdan da hızlı geçmiş…”
Bugün 42 yaşındayım.
Hayat bana şunu öğretti: Başarı, zirveye çıkmak değil; zirvede kalırken karakterini kaybetmemektir.
Eğer gerçekten hayalini kurduğum noktadaysan, umarım hâlâ insanları rakamların önüne koyuyorsundur. Çünkü yıllar bana gösterdi ki şirketleri bilanço büyütür, ama kurumları insanlar büyütür.
Umarım bugün de söylediğin sözün arkasında duruyorsundur.
Çünkü güven, imzayla değil; tekrar tekrar doğru olanı yaparak kazanılıyor.
Bugünlerde herkes daha hızlı olmanın peşinde.
Ben ise daha derin olmanın peşindeyim.
Daha çok kazanmak değil…
Daha çok değer üretmek istiyorum.
Daha fazla tanınmak değil…
Daha fazla iz bırakmak istiyorum.
Eğer bir gün ismim unutulacaksa bile, yetiştirdiğim insanların hikâyeleri yaşamaya devam etsin.
Çünkü insanın gerçek mirası, sahip oldukları değil; dokunduğu hayatlardır.
Belki ikinci, üçüncü hatta dördüncü kitabımı yazmış olacağım.
Belki dünyanın farklı sahnelerinde konuşmuş olacağım.
Belki şirketimiz Türkiye sınırlarını aşmış olacak.
Ama umarım bunların hiçbiri beni, ilk günkü öğrenme heyecanımdan uzaklaştırmamıştır.
Çünkü kibir, gelişimin en sessiz düşmanıdır.
Bugün kendime sık sık şu soruyu soruyorum:
“Bu yaptığım şey bana para kazandırıyor mu, yoksa anlam mı katıyor?”
Yıllar sonra cevabın sadece “para” olmuşsa…
Bir yerde yanlış yola sapmışsın demektir.
Ve son olarak…
Sevgili 2036’daki İsmail…
Eğer bugün hâlâ yeni bir kitap açabiliyor, yeni bir şey öğrenebiliyor, çocuklarınla kahkaha atabiliyor, bir dostun omzuna güvenle dokunabiliyor ve geceleri vicdanın rahat uyuyabiliyorsan…
Başarmışsın.
Çünkü hayatın gerçek ölçüsü servet değil;
Huzur, karakter ve geride bıraktığın izdir.
Net konuşayım…
İnsan geleceğini, aldığı kararlarla inşa eder; ama o geleceğin nasıl hatırlanacağını karakteri belirler.
Benim hedefim sadece başarılı olmak değil; güven veren, değer üreten ve ardında iyi insanlar bırakan biri olarak anılmak.
On yıl sonra umarım daha zengin değil, daha bilge olmuşumdur. Çünkü zamanın en büyük getirisi para değil, hikâyedir.
Sevgiyle kalın.
