Net Konuşayım | Mutluluk Gösterisi Çağında Gerçek Hayatlar

Bir zamanlar insanlar mutlu olmak için yaşardı.

Bugün ise mutlu görünmek için…

Gittiğimiz yerler, yediğimiz yemekler, aldığımız hediyeler, yaptığımız tatiller, hatta bazen en özel anlarımız bile önce kameraya, sonra hayata dönüyor. Paylaşmadığımız anlar sanki yaşanmamış gibi hissediliyor.

Oysa sosyal medyada gördüğümüz hayatların büyük çoğunluğu, gerçeğin tamamı değil; özenle seçilmiş birkaç saniyesi.

Kimse uykusuz geçen gecelerini paylaşmıyor.

Kimse kaygılarını, borçlarını, aile içindeki sessizlikleri ya da yalnızlığını sergilemiyor.

Çünkü artık herkes hayatının vitriniyle ilgileniyor. Depoyu ise kimse görmek istemiyor.

İşte tam da bu yüzden birçok insan, başkalarının en parlak anlarını kendi hayatının en zor dönemleriyle kıyaslıyor. Ve bu kıyaslama, fark edilmeden insanın kendine olan güvenini aşındırıyor.

Oysa mutluluk bir fotoğraf değildir.

Bir filtre hiç değildir.

Mutluluk; huzurla içilen bir kahvede, çocukla edilen samimi bir sohbette, sağlıklı uyanılan bir sabahta, sevdiklerinin yanında hissedilen güvende saklıdır. Bunların çoğu paylaşılmaz ama en derin mutluluklar da zaten sessiz yaşanır.

Gerçek hayat kusurludur.

Planlar bozulur.

İnsan yorulur.

Hata yapar.

Yeniden başlar.

Ve tam da bu yüzden gerçektir.

Belki de artık kendimize şu soruyu sormalıyız:

“Ben gerçekten mutlu muyum, yoksa mutlu göründüğüm için mi rahat hissediyorum?”

Bu sorunun cevabı, başkalarının beğenisinde değil; kendi vicdanımızda gizlidir.

Net konuşayım…

Mutluluk, alkış toplamak değildir.

Mutluluk; kimse izlemezken de huzurlu kalabilmektir.

Gerçek hayat, ekranın dışında akmaya devam ediyor.

Onu kaçırmamak ise tamamen bizim elimizde.

Sevgiyle kalın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir