Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Temmuz 2026 Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini beklentilere paralel şekilde %37 seviyesinde sabit bıraktı. Böylece Merkez Bankası, enflasyondaki kalıcı iyileşmeyi görmek istemesi nedeniyle sıkı para politikası duruşunu korumayı tercih etti.
Kararın kendisinden çok, aslında verdiği mesaj önemli.
Merkez Bankası bugün piyasaya şunu söylüyor:
“Enflasyonda kalıcı bir düşüş görmeden erken bir gevşeme olmayacak.”
Bu yaklaşım, son aylarda izlenen para politikasının da devamı niteliğinde.
Enflasyon Cephesinde Yolun Sonuna Gelinmedi
Enflasyon düşüş eğiliminde olsa da henüz istenilen noktada değil.
Özellikle;
- Hizmet enflasyonunun yüksek seyretmesi,
- Enerji fiyatlarındaki küresel belirsizlik,
- Jeopolitik riskler,
- İç talebin tamamen soğumamış olması,
Merkez Bankası’nın temkinli davranmasının en önemli nedenleri arasında yer alıyor. TCMB karar metninde de enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümüne yönelik risk oluşturduğuna dikkat çekti.
Piyasalar Bu Kararı Nasıl Okuyor?
Aslında piyasa bu kararı büyük ölçüde satın almıştı.
Beklentiler de faizin sabit bırakılması yönündeydi. Dolayısıyla piyasalar açısından sürpriz bir karar olmadı.
Bundan sonraki süreçte yatırımcılar artık faiz kararından çok şu sorunun cevabını arayacak:
“İlk faiz indirimi ne zaman başlayacak?”
Bunun cevabı ise tamamen enflasyon verilerine bağlı olacak.
Yıl Sonuna Doğru Nasıl Bir Senaryo Beklenebilir?
Benim değerlendirmeme göre yılın geri kalanında üç başlık belirleyici olacak:
1. Enflasyon
Eğer aylık enflasyon beklentilerin altında gelmeye devam ederse, Merkez Bankası son çeyrekte sınırlı faiz indirimlerini değerlendirebilir.
2. Finansman Maliyetleri
Faizlerin mevcut seviyelerde kalması; krediye erişimi zorlaştırmaya ve şirketlerin finansman maliyetlerini yüksek tutmaya devam edecek.
3. Reel Sektör
Üretim, yatırım ve özellikle KOBİ tarafında finansman ihtiyacı artıyor. Bu nedenle hem enflasyonu düşürmek hem de ekonomik aktiviteyi canlı tutmak arasında hassas bir denge kurulması gerekecek.
Sigorta Sektörü Açısından Ne Anlama Geliyor?
Yüksek faiz ortamı sigorta şirketlerinin yatırım gelirlerini desteklemeye devam ediyor.
Ancak diğer tarafta;
- Artan hasar maliyetleri,
- Enflasyon kaynaklı operasyon giderleri,
- Fiyatlama baskısı,
sektörün kârlılığını zorlayan unsurlar olmayı sürdürüyor.
Özellikle reel büyümenin zayıfladığı mevcut dönemde sadece prim üretimine bakmak yerine, teknik kârlılık ve sürdürülebilir büyüme çok daha önemli hale geliyor.
Net Konuşayım
Merkez Bankası bugün faiz değiştirmedi.
Ama aslında piyasaya çok net bir mesaj verdi:
“Enflasyonla mücadele bitmedi.”
Önümüzdeki aylarda sadece faiz kararlarını değil, enflasyonun yönünü, tüketim eğilimlerini, kredi büyümesini ve küresel gelişmeleri birlikte okumak gerekecek.
Çünkü ekonomide bundan sonraki dönemi belirleyecek olan tek başına faiz değil; güven, öngörülebilirlik ve fiyat istikrarının ne kadar kalıcı hale geleceği olacak.
Sevgiyle kalın.
