Bu hafta Net Konuşayım köşemde şu sorunun peşine düşüyoruz:
Herkes haklıysa, kim yanlış?
Son yıllarda dikkatimi çeken bir şey var. Hangi konu açılırsa açılsın, hangi tartışma yaşanırsa yaşansın, hangi kriz gündeme gelirse gelsin; herkes kendini haklı görüyor.
İş hayatında da böyle, siyasette de böyle, aile içinde de böyle, sosyal medyada da…
Taraflar değişiyor ama sonuç değişmiyor.
Herkes haklı.
Peki o zaman kim yanlış?
Aslında sorunun kendisi burada başlıyor.
Çünkü günümüzün en büyük problemlerinden biri, insanların gerçeği aramaktan çok kendi doğrularını savunuyor olması.
Bir tartışmaya baktığınızda çoğu insan karşı tarafı anlamaya çalışmıyor. Amacı öğrenmek değil, ikna etmek. Dinlemek değil, cevap vermek. Sonuca ulaşmak değil, kendi pozisyonunu korumak.
Hal böyle olunca ortaya ilginç bir tablo çıkıyor.
Bir olay yaşanıyor.
Bir taraf mağdur olduğunu söylüyor.
Diğer taraf haksızlığa uğradığını söylüyor.
Üçüncü taraf yanlış anlaşıldığını söylüyor.
Dördüncü taraf gerçeklerin gizlendiğini söylüyor.
Ve sonuç olarak herkes kendince haklı bir gerekçe üretiyor.
Belki de sorun tam burada yatıyor.
Haklı olmak ile doğru olmak aynı şey değildir.
Haklılık çoğu zaman kişinin kendi penceresinden baktığında ulaştığı sonuçtur. Doğruluk ise bütün pencereleri görebilmeyi gerektirir.
Bugün toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey yeni fikirler değil, farklı bakış açılarına tahammül edebilmektir.
Çünkü insan sadece kendi yaşadığını merkeze koyduğunda doğal olarak haklı görünür.
Ancak karşı tarafın hikâyesini de dinlediğinde tablo değişmeye başlar.
Ne yazık ki çağımızın en büyük hastalıklarından biri de budur.
İnsanlar bilgiye hiç olmadığı kadar yakın ama birbirini anlamaya hiç olmadığı kadar uzak.
Bu yüzden tartışmalar büyüyor ama çözümler küçülüyor.
Sesler yükseliyor ama ortak akıl zayıflıyor.
Haklılar çoğalıyor ama sorunlar azalmıyor.
Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:
Bir tartışmanın sonunda haklı çıkmak mı daha değerli, yoksa doğruya biraz daha yaklaşmak mı?
Çünkü herkesin haklı olduğu yerde çoğu zaman kimse kazanmaz.
Sadece kutuplaşma kazanır.
Ve bazen bir toplumun en büyük yanlışı, herkesin kendini tamamen haklı görmesidir.
Sevgiyle kalın.
